Helitaksi; İstanbul İçin Sürdürülebilir Bir Çözüm ve Stratejik Yatırım

HELİTAKSİ; İstanbul İçin Sürdürülebilir Bir Çözüm ve Stratejik Yatırım

Şüphesiz ki zaman oldukça demokratik bir kaynaktır. Zira ne kadar zengin veya fakir olun herkesin bir günde 24h’lik zamanı vardır. Diğer bir ifadeyle hiç kimse 1 saat ilave  zaman satın alamaz ama doğru bir kaç yatırım ile zamanı etkin ve etkili kullanabilir.  Ve böylece sanki gününüze ilave 25.saati ekliyormuşçasına zaman verimliliğini artırabilirsiniz.

Beklenildiği üzere, İstanbul dünyanın trafik sıkışıklığı en yüksek şehirlerinden birisidir. He ne kadar 2017 yılı rakamlarına göre önemli bir iyileştirme olsa da (%6), 2018 verilerine göre %53’lük ortalama trafik sıkışıklığı seviyesi ile İstanbul dünya sıralamasında 6’ncı durumdadır.  Sabah ve akşam işe gidiş ve dönüşlerde bu sıkışıklık %98’ler seviyelerine çıkmaktadır.  Bir diğer ifadeyle bu her 30 dakikalık mesafeniz için 30 dk daha eklemeniz manasına gelmektedir.[1]  O nedenle doğal olarak İstanbullular, mümkün olduğunca bu saatlerde trafiğe çıkmaktan kaçınmaktadır. Bununla birlikte, yanda verilen rakamlarda da görüleceği üzere (neredeyse tüm saatler kırmızı) bu,  diğer saatlerde hızlı ve sorunsuz şekilde istediğiniz noktaya gidebileceğiniz manasına gelmemektedir.  Yani öyle görünüyor ki böylesine bir tek faktör İstanbullular için artık hayat planlama gereksinimi haline dönmüştür.

Bu rakamlardan bahsetmişken, akıllarda cevaplanmayı bekleyen bir çok soru var gibi.  Acaba bu olgu iş yaşamını iş insanlarını nasıl etkilemektedir?  Yönetim kurulu başkanları, başkan yardımcıları, CEO’lar ve direktörler trafikte sıkıştıklarında değerli zamanlarını boşa harcadıkları hissine kapılmakta mıdırlar?  Veya oldukça yüksek görünürlüğe sahip faaliyet planlayıcıları trafik sıkışıklığı nedeniyle İstanbul dışında bir yer tercih ediyorlar mıdır? Bu noktada bir maliyet analizi yapmak ve size rakamlar vermek istemiyorum. Ama sanırım çok kolayca hesaplama yapabilir ve trafikte boşa geçen zamanın bu iş insanlarına veya İstanbul’a kaça mal olduğunu anlayabilirsiniz.  Sanırım İstanbul gibi bir şehirde yaşayan iş insanları için en iyi sürdürülebilir çözüm havadan ulaşım seçeneğini de değerlendirmek olacaktır.

Droneların daha uzun ve emniyetli uçmalarını sağlayacak  teknolojik gelişmeler ve bazı buluşlarla birlikte, orta vadede gökyüzünde uçan arabalar görmek pek şaşırtıcı olmayacaktır, ve bu gerçekleştiğinde  havadan ulaşım konusunda yeni bir çağa ayak basmış olacağız.  Thales Avionik Fonksiyonları Üretim Hattı Direktörü “Bu gelecek değil, hale hazırda bu dönüşüm gerçekleşmekte, şehirlerle, uçak üreticileriyle ve hatta birkaç yıl içinde hava taksi operasyonuna başlayacağını açıklayan Uber ile” [2] demektedir.

Esasen trafik yoğun şehirler, havaalanlarına bir kaç dakika da ulaşabilecek, helikopter ve arabalardan dönüştürülmüş, dikine kalkış-iniş yapabilen pilotlu ve otonom uçaklarla bu devrimi yaşayacaklardır. Yakında   şehir içinde seyahat edenler için akıllı telefonlarını kullanarak çağırdıkları elektrikli ve kendi kendine uçan, dikine iniş kalkış yapan hava taksiler oldukça yaygınlaşacaktır.[3] Eminim ki beni yaşımda olanlarınız Hanna-Barbara yapımı Jetgilleri hatırladınız hemen.

Öte yandan, diğer endüstri kollarının yanı sıra dört büyük helikopter üreticisi – Airbus, Bell, Leonardo ve Sikorsky- Şehir hava taşımacılığı (Urban Air Mobility-UAM) konusunda geleceğin pazar dinamikleri ile yüzleşmek için iki farklı yaklaşım tarzı gösterdiği izlenmektedir. Airbus ve Bell bu konuda ön alarak ve oldukça kuvvetli bir yatırım ile anılan son teknoloji araçlara dair devrimsel kamu projelerini desteklerken, diğer ikisi yeni eVTOL uçak teknolojilerine çok da fazla odaklanmamakta, daha çok bekle gör taktiği izlemektedir. [4]

Değişik yaklaşımlardan anlayabileceğiniz üzere,  UAM konusunda hala kafalar biraz karışık. Orası kesin ki Jetgiller türünden bir UAM modeli için daha gidilecek daha çok yol var. Peki ya helikopterleri kullansak o zamana kadar?  Oldukça kayda değer olumlu iş analizlerini yok saymayarak, heli-taksi operasyonu geleceğin şehir içi hava taşımacılık konseptine sorunsuz geçiş için stratejik bir yatırım olmaz mı? Bilgi çağında, bilgi ve deneyime her zaman girişimciliğin temel gücü olarak görmüşümdür. Öyleyse bir girişimci olarak ön almak ve geleceği kucaklamak için risk almaya ve para ile tecrübeyi takas etmeye değmez mi?

Açıkça konuşmak gerekirse, yukarda basitçe anlattığımız ve içinde yaşayageldiğimiz İstanbul’daki ekosistem sizin para kaybetmenize müsaade etmeyecektir. Çünkü trafik sıkışıklığına ek olarak, daha henüz size yeni İstanbul Havalimanının şehir merkezlerinden ne kadar uzak olduğundan hiç bahsetmedim!

Eğer ilgiliyseniz detaylar ve tartışmayı ilerletmek için bizimle temasa geçin!

  • H145
  • ACH H145 MB DESIGN
  • ACH 145 INTERIOR
  • H130 INTERIOR
  • H130

[1] https://www.tomtom.com/en_gb/traffic-index/istanbul-traffic#statistics

[2] https://www.thalesgroup.com/en/worldwide/aerospace/magazine/will-city-future-have-its-roads-sky

[3] https://www.thalesgroup.com/en/worldwide/aerospace/magazine/heads-your-air-taxi-approaching

[4] https://www.aviationtoday.com/2019/11/13/major-helicopter-manufacturers-preparing-urban-air-mobility-market/